Boyahanede Açıklanamayan Lekeler: Suçlu Çoğu Zaman Su
Şebeke suyundan kuyu suyuna geçen bir boyahanede, hiçbir reçete değişmediği halde kumaşlarda nokta lekeleri ve ağartma sonrası delikler görülmeye başladı. Analiz, sorunun tek kaynağını gösterdi.
Belirtiler
Geçişten sonraki ilk haftada üç farklı problem aynı anda ortaya çıktı: koyu tonlarda küçük koyu noktalar, açık tonlarda grimsi bulanıklık ve peroksit ağartma sonrası kumaşta iğne deliği benzeri delinmeler.
Reçeteler, boyarmaddeler ve makine ayarları değişmemişti. Değişen tek şey su kaynağıydı.
Su analizi ne gösterdi?
Kuyu suyu analizi şu değerleri verdi: toplam sertlik 32 °fH (şebeke suyu 8 °fH idi), demir 0,45 ppm, mangan 0,08 ppm.
- Kalsiyum ve magnezyum, anyonik boyalarla çözünmeyen tuzlar oluşturur. Bu tuzlar elyaf üzerinde nokta leke bırakır.
- Aynı iyonlar sabun ve anyonik deterjanlarla da çökelek yapar; bu, açık tonlardaki grimsi bulanıklığın kaynağıdır.
- Demir iyonu, hidrojen peroksidi kontrolsüz biçimde parçalar. Açığa çıkan serbest radikaller elyafı lokal olarak oksitler ve delinmeye yol açar.
Peroksit ağartmada kumaşta delinme görüyorsanız ilk bakılacak yer boyarmadde değil, sudaki demir seviyesidir.
Çözüm: Doğru sekestran, doğru dozaj
Sekestranlar metal iyonlarını şelat halinde bağlayarak reaksiyona girmelerini engeller. Ancak her sekestran her iyon için uygun değildir.
İşletme, kalsiyum/magnezyum için fosfonat bazlı, demir için özel afiniteli bir sekestran kombinasyonuna geçti. Dozaj su sertliğine göre 1,2 g/L olarak belirlendi.
Sekestran, boyarmadde ve peroksitten önce banyoya ilave edildi — sıralama kritiktir; iyonlar bağlanmadan boya girerse leke zaten oluşur.
Kalıcı önlem
Uzun vadede işletme, kuyu suyu için bir yumuşatma ünitesi kurdu. Sekestran kullanımı tamamen kalkmadı ama dozaj 0,5 g/L'ye indi.
Su analizi artık üç ayda bir tekrarlanıyor; mevsimsel olarak kuyu suyunun sertliği ve demir içeriği değişebiliyor.